CUBASE 4
|
|||
|
|||
Focusrite yeni çok kanallı firewire miks prosesörünü çıkardı.Kullandığı dinamik konvolüsyon teknolojisi sayesinde bir çok klasikleşmiş Kompresör ve EQ’yu modelleyen Liquid mix, firewire bağlantı protokolü sayesinde çok düşük gecikmeli ve sorunsuz bir iletişim imkanı sağlıyor.Toplam 40 adet kompresör ve 20 adet EQ barındıran ve üzerinde DSP’si olan bir plug-in ünitesi olarak da adlandırabiecek Liquid Mix’i kullanarak kendi özel EQ kombinasyonlarınızı da yaratabilirsiniz. Her bir kanal için var olan 7 ayrı bandı kulanarak bu işlemi rahatlıkla gerçeleştirebilirsiniz. Örneğin, 1. bant için 430 MKII’den yüksek geçiren filtre, 2 kanal için Neve’den low-mid parametric ve 3. band için bir mid-band API emülasyonu gibi tercihler kullanarak 7 bandınızı farklı seçenekler kullanarak değerlendirebilirsiniz.
Liquid Mix’in bazı teknik özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:
Dinamik Konvolüsyon teknolojisi
32 kanal üzerinden eş zamanlı olarak EQ ve Compress işlemini kendi DSP’si üzerinden yapabilme yeteneği
Onboard DSP
Firewire bağlantı
VST, AU ve RTAS uyumlu
Opsiyonel DSP Expansion kart
Donanım ve yazılım ile kontrol imkanı
Albümdeki Eserler:
1. Eller Güldü Ben Gülmedim
Söz: Aşık Özlemi Müzik: Seyfi Alkan
2. Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam
Söz & Müzik: Anonim
3. Şu Dağların Başında (Ay Dağlar)
Söz & Müzik: Tekin Büyükkaya
4. Beyhude
Söz: Erdal Küçükkaya, Hüseyin Poyraz
5. Aldın Aklım Bir Bakışta
Söz & Müzik: Neşet Ertaş
6. İsterim Ki Bu Dünyada
Söz & Müzik: Neşet Ertaş
7. Selanik Türküsü (Çalın Davulları)
Söz & Müzik: Anonim
8. Bad-ı Saba Oyun Havası
Söz: Neşet Ertaş Müzik: Anonim
9. Sevmeli Cananı Can-ı Gönülden
Söz & Müzik: Aşık Dursun
10. Ey Efendim
Söz & Müzik: Erdal Küçükkaya
11. Bir Çift Turna Gördüm
Söz & Müzik: Anonim
12. Zaman Değil (Derin Uyku)
Söz & Müzik: Adem Aslandoğan
Erol PARLAK :
Erol Parlak’ın müzik yolculuğuna başlangıcı 1970′li dönemin Ankara’sındaki çocukluk yıllarına kadar uzanmaktadır. Ankara’nın özgün kültür yapısından ve müziğin ilk merkezi oluşundan kaynaklanan birikimin son dönemine yetişmiş ve o dönemde her biri adeta birer kültür yuvası niteliğine sahip saz atölyelerinde, çoğu zaman saatlerce, bazen hiç ara verilmeden günlerce süren muhabbetlerin içinde bulunmak, o havayı solumak, Muharrem Ertaş, Hacı Taşan, Neşet Ertaş, Zekeriya Bozdağ, Hasan Yücel, Rıfat Balaban, Emin Aldemir vd. ustaları yakından dinlemek şansına sahip olmuştur. Anadolu insanının ruh zenginliği, duygusallığı, engin gönüllüğü ve doğal yaratıcılığı, onu gelenekten yetişmiş muhabbet ehli insanların yanına çekmiş
ve bu yön ondaki sanat aşkını destekleyen en önemli olgulardan biri olmuştur. Akademik eğitim aldığı daha sonraki konservatuar yıllarında, hep kaynaktan gelen bu özellikleri bilgiyle birleştirmeye ve buradan yeni açılımlara ulaşmaya çalışmıştır. Geleneğin verimli dönemiyle beslenmiş alaylılık, yıllarca süren okulluluk ve devamında gelişen araştırmacılık, TRT saz sanatçılığı, serbest müzik piyasası stüdyo müzisyenliği vd. özellikler belli bir anlayışın oluşmasını sağlamıştır. Disiplinli, araştıran, sorgulayan, tespitçi, korumacı, özden ve gelenekten kopmadan geçmişin ve bu günün birikimine bağlı kalarak yeni açılımlara yönelen ve sergilediği duruşun arkasında olan bir anlayış.
Erol Parlak, çalışmalarında hep Anadolu’nun kültürel zenginliğini vurgulamış, insanı evrensel bir olgu olarak temel alan ve kültürel çeşitlilikleri ifade etmeye yönelik bir tutum sergilemiştir. Bu gün ulusal ve uluslar arası bir çok projede yer alan ve aynı doğrultuda üreten bir sanatçı olarak, Anadolu ruhunu ve kültür zenginliğini yorulmadan, usanmadan dünya insanlarına aktarmaya devam etmektedir.
Albümler
- Ah Bu Türküler
- Concerto For Baglama
- Pervane
- Göç Yolları
- Katre
- Eşik
- Yakınkat
Bass: (60Hz-250Hz) Ritm partisinin frekanslarını içerir.
LowMid (250Hz-2000Hz) Orta sol kısım. Çalgının ilk doğuşkanlarının bulunduğu alan.. Uzun süre dinlemesi kulak rahatsızlığına neden olur. 500-1000Hz Kornamsı – 1000-2000Hz Teneke gibi şeklinde tanımlanabilir.
High Mid : (2000Hz-4000Hz) Çok açıldığında bazı harflerin algılanmamasına neden olur. Enstrumanlar üzerinde 3000Hz düşürülüp vokalde açılırsa çalgı ve vokalin karışmasını engeller.
Presence (4000Hz-6000Hz) Enstrumanların parlak olmasını sağlar. Fazla açılması yakın duyulmasını sağlar 5000Hz sesin daha uzakta ve şeffaf duyulmasını sağlar.
Brilliance (6000Hz-16Khz) Seslerin parlaklık bölgesi.Çok açılması tizlerde patlamalara neden olur.
ProTools’ u daha verimli kullanmak için genel temel bilgilerle devam ediyoruz.
Önce MODES / Modlar
ProTools bize edit işlemlerinde çok faydalı modlar sunmakta.
F1 (Shuffle), F2 (Slip), F3 (Spot), F4 (Grid)
Bunlar sırasıyla :
1. GRID MODE : Grid mode ile çalışırken region seçme ve kesme -yapıştırma işlemleri seçili olan grid değerine göre yapılır.
Bu değer bar yada saniye olabilir.
Grid değerinin seçimi.
2. SLIP MODE : Grid modun tersi şekilde girid değerinden bağımsız çalışır.Bu modda regionlar serbest hareket eder.
3. SPOT MODE : Spot mode seçiliyken bir region üzerine tıkladığınızda bir pencere açılır ve region ile ilgili taşıma ve dğer detayları bu pencerede belirleyebilirsiniz.
4. SHUFFLE MODE : Shuffle mode diğerlerinden çok farklı çalışır. Kanal içerisinde bir region sildiğinizde yada bir noktaya region eklediğinizde diğerlerini kaydırır, bir regionu başa doğru çektiğinizde bu region başlangıç noktası olarak kendinden önceki regionun bitişine gider.
TOOLS : İsimlerinden ve ikonlarından kolayca anlaşılacaktır.
Zoomer : Bir alanı zoom yapmak için kullanılır
Trimmer : Edit işlemlerinde çok işe yarayan bir araç ; kanaldaki kaydın başından yada sonundan trim yapmak için kullanılır.
Selector : Region seçmek için
Grabber : Seçili regionu başka bir yere taşımak için kullanılır.
Scrubber : Mouse ile seçimi yaparak dinletmek için kullanılır.
Pencil : Otomasyon çizimlerinde yada hassas wave editlerinde kullanılır.
Smart Tool : Akıllı araç diyebiliriz. Kanal üzerinden ilgili yere mouse ile geldiğinizde trim-selector-grabber araçlarına dönüşür.
1985’te kurulan Digidesign, bilgisayar-tabanli dijital audio prodüksiyon sistemleri konusunda çözüm üreten önde gelen firmalardandir. Profesyonel müzik, görsel-işitsel medya, multimedya ve film endüstrilerine dijital ürünler sağlamaktadir.
Digidesign ayrica audio alaninda devrim yaratan ve dijital kayit sanatini bir adim öne götüren “core” teknolojilerinin yaraticisidir. Pro Tools Dijital Audio iş-istasyonu bir endüstri standardi olmakla kalmayip 2001 Grammy Teknik Ödülü’ne de hak kazanmistir.
Digidesign audio endüstrisindeki diger önde gelen firmalarla yakin iliski içindedir. Sayisi 100’ü asan “Gelistirme Çözüm Ortaklari”i bugün hem yazilim, hem de donanim olarak Digidesign-uyumlu ürünler üretmektedir.
1995 yilinda digital video sektörünün önde gelen firmalarindan Avid Technology Inc ile birleşerek, ileri audio teknolojisini Avid’in ileri video çözümleriyle birleştirebilmenin yolunu açmistir. Bu tarihten beri de, Digidesign platformu post prodüksiyon sistemlerine entegre olabilecek şekilde genişlemistir.
Merkezi Daly, California’da bulunan Digidesign 300’ün üzerinde çalisani ve 40 ülkeye yayilan bayi ve distribütör agiyla endüstride yüksek bir pazar payina sahiptir.
HD 1/2/3 Core Systems (PCI)
HD 1/2/3 Accel Systems (PCI-e)
192 I/O (8 analog + 8 digital input; 8 analog + 8 digital output 44.1, 48, 88.2, 96, 176.4, 192KHz interface)
192 Digital I/O (16 digital input; 16 digital output 44.1, 48, 88.2, 96, 176.4, 192KHz interface)
96 I/O (8 analog + 8 digital input; 8 analog + 8 digital output 44.1, 48, 88.2, 96KHz interface)
96i I/O (16 analog input; 2 analog output 44.1, 48, 88.2, 96KHz interface)
Pre I/O (8ch microphone pre-amp)
SYNC I/O (Time Code Synchronizer)
MIDI I/O (10in-10out MIDI Interface)
003 003 Rack
Digi 002
Digi 002 Rack
Digi 001 (Only compatible with Pro Tools LE 5.0-6.4)
Mbox 2 Mbox 2 Pro Mbox 2 Mini Mbox 2 Micro Mbox
M-Audio Interfaces:
Audiophile Series Delta Series Fast Track Pro Fast Track USB FireWire 1814 FireWire 410 FireWire Solo Black Box Ozone MobilePre USB Ozonic ProjectMix I/O NRV10 ProFire Lightbridge Transit
Tanıtım metninden)
KONTAKT 3 endüstri standardı olan isminin üzerine dahada fazlasını eklemekte. Farklı ses motoru ve sanatsal kalitedeki modüler mimarisi müziğinize limitsiz sonik potansiyel katmak konusunda bir hayli iddialı. Evrensel dosya transfer desteği mükemmel uyumluluğa destek vererek istediğiniz dosya formatını açmanıza imkan tanımakta. 6 enstruman koleksiyonu ve 33GB örnek kütüphanesi ile sizlerin birçok enstrumana ulaşmanıza imkan sağlarken, değiştirilen arayüzü bu sesleri çalmayı veya değiştirmeyi sizi yormadan sağlamakta. KONTAKT 3 tüm müzikal spektrum içerisindeki sanatçı ve prodüktörlerin tek örnekliyicisidir.

Arayüzler:
Stand-Alone, VST, AudioUnits, RTAS, DXi, ASIO, Core Audio, DirectSound
Macintosh Sistem Gereksinimleri:
OS 10.4.x, G4 1.4 GHz veya Intel® Core™ Duo 1.66 GHz, 1 GB RAM
Windows Sistem Gereksinimleri:
Windows XP veya Windows Vista (32 bit), Pentium or Athlon 1.4 GHz, 1 GB RAM
Import Desteği:
EXS-24™, KOMPAKT®, Akai™ S-x000/Z8, BATTERY®, GigaStudio™, INTAKT®, Apple Loops™, Reason™ NN-XT, REX™ I/II, HALion™ 1/2, REAKTOR®, ACID™
WAVs, Emu™ EOS/ EIV/ EIII/ Esi/ Emax II ve fazlası
Gate : Level belirlenen eşik değerinin altına düşerse, yine alette belirlediğin şekilde sesi kısar. Expander ise level
belirlediğin eşik değerini geçtiğinde belirlediğin orana göre gain ekler. Örneğin verilen oran (ratio ) 0,5:1 ise, belirlenen eşiği (thresold) geçen her 0,5db, 1db olarak duyulur. Örnek olarak 6db geçmiş ise 12db’e yükselir. Compressor’un tam tersi gibi.
Compressor audio sinyalin dynamic range`ini azaltırken, expander dynamis range`i genişletir. Yani belirledigimiz treshold`dan düşük olan bölgeleri daha da kısar, böylece audio sinyalimizdeki en yüksek ve en alçak bölgeler arasındaki fark artmış olur. Expander-Gate ‘ in Compressor`den farkını şöyle de anlatabiliriz: Compressor sinyal treshold`un üzerine çıktığında calışırken, expander/gate ise sinyal belirlenen treshold`un altına indiğinde devreye girer. Yani bir anlamda expander/gate`in ne zaman çalışmayacağını belirlemek önemlidir. Bu şekilde düşününce attack/release kavramlari daha iyi anlasilabilir belki: attack çalışma durumundan çalışmama durumuna geçme süresi iken, release çalışmama durumundan çalışma durumuna geçme zamanıdır.
Tüm sesler şu ya da bu şekilde oluşan titreşimlerin sonucudur. Hava basıncının meydana getirdiği etkiden yararlanılarak, mikrofonlar aracılığıyla sesin elektriğe çevrilmesi sağlanmıştır. Bunun tersi bir işlemle de elektriğin sese çevrilmesi mümkün olmaktadır. Elektriğin sese çevrilmesi de hoparlör vasıtası ile gerçekleşmektedir.
İnsan gözünün görüş alanı sınırlıdır. Yaklaşık 120° ‘lik bir açı ile görme yapabiliriz. Ama kulak için bir görüş alanından bahsedilemez. Ses hangi yönden gelirse gelsin kulak tarafından duyulabilir. Bu duyma için ses kaynağına doğru bir yönelme gerekmez. Ses kaynağının yerini bulmak için iki kulak arasındaki uzaklık farkı kullanılır. Çünkü iki kulak arasındaki ses şiddeti farklıdır. İşitme duyumuzun ayrı bir özelliği ise, onu gözden ayrı olarak kullanabiliriz. Bir şeye bakabilir ama başka bir yöndeki sesle ilgilenebiliriz. Nasıl ki ışıkta bir görülebilir alan varsa seste de bir duyulabilir alan vardır. İşitmede de görmedeki gibi eşsiz bir sanat vardır.
Her titreşimin bir frekansı vardır ve insan kulağı 16Hz ile 16.000 Hz arasındaki frekansları duyabilirler. Bu alanın altındaki ve üstündeki frekanslar işitilmekten çok algılanabilirler. İnsan kulağı işitilebilir frekansları eşit olarak algılayamaz. Ses yoğunluğuna bağlı olarak en iyi orta frekanslar algılanabilir.
Ses belli ortamlarda yayılarak ilerleyebilir. Sesin değişik ortamlardaki hızları da değişiktir. Havada ki ilerleme hızı saniyede 343 metre iken suda ortalama 1400 metre, katı cisimlerde ise saniyede 6000 metredir.
Konuşan kişi yaklaştıkça sesin duyulabilirliğide artar. Buna ses yakınlığı denir. Ses yakınlığı, kullanılan mikrofonun türüne, mekânın akustiğine, ses kaynağının gücüne, mikrofona gelen doğrudan ve yansıyan sinyallere göre değişme gösterir. Yer değiştiren moleküllerin sayısı büyüdükçe ses dalgası da büyüyecektir. Hareket eden her molekül sayısı bir ses dalgasının büyüklüğünü belirler ve bu genlik olarak adlandırılır. Genliğin subjektif etkisi ses yoğunluğu (loudness) olarak adlandırılır. Ses yoğunluğu dB olarak gösterilir. İnsanlar 0 dB ile 120 dB arasında bir ses yoğunluğu alanını işitebilirler. Bu alan “dynamic range” olarak isimlendirilir.
Saniyede bir titreşimin tamamlanmasıyla oluşan devir sayısı o sinyalin frekansı olarak adlandırılır. Saniyede 100 titreşim devri tamamlanıyorsa onun frekansı 100 Hertz’dir.
Bir titreşimin şiddeti belirli bir sınırı geçtiğinde o ses artık duyulmaz olur. Yani ses çok kuvvetli olduğunda duyulmaz olur. Ama kulakta bir acı duygusu uyandırırlar. Ama alt sınır için böyle bir acı söz konusu değildir. İnsan kulağının ağrı sınırı 130 dB’dir. Bu oldukça geniş ve mükemmel bir aralıktır. Bu aralığa şimdiye kadar hiçbir mikrofon ulaşamamıştır. Peki, nedir bu dB(desibel)?Kulağın işitebilip ayırt edeceği en küçük ses miktarıdır. Pratikte watt’dan çok desibel kullanılır.