DI BOX

Ekim 31, 2007 at 11:56 pm (Müzik Teknolojisi, Ses Kayıt) (, )

DI Box balanssız sinyali uzun mesafelere taşımak – balanslıya çevirmek için kullanılır. DI Box’un girişi (balanssız) normal iki uçlu jak, çıkışı da (balanslı) üç uçlu XLR tipi jacktır.
DI Box, girişindeki balanssız sinyali çıkışında birbirinden 180 derece faz farkı olan düşük empedanslı iki ayrı sinyale dönüştürür.
Aktif ve Pasif olmak üzere iki tip DI Box vardır.
Pasif DI’ın içinde sinyal bölücü bir empedans trafosu vardır. Bu trafonun girişinde 2 uç vardır (Sinyal ve Toprak) ve enstrüman buraya bağlanır. Çıkışında da 3 uç vardır ( +sinyal, – sinyal ve toprak) ve bu da mikser’in XLR yani balanslı girişine bağlanır. Pasif DI’ın kalitesi içindeki empedans trafosunun kalitesine bağlıdır.
Aktif DI box’da da trafo yerine bu isi gören elektronik devre vardır. Bu devrenin kalitesi de devrenin içinde kullanılan elemanlar ve devrenin dizayn topolojisine bağlıdır.

Technorati Etiketleri: , , , ,

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Enstruman ve Frekans Tablosu

Ekim 31, 2007 at 11:45 pm (Müzik Teknolojisi, Müzik Üzerine, Ses Kayıt) (, , )

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Müzisyen vardır ….

Ekim 22, 2007 at 11:58 pm (Havadan Sudan, Müzik Üzerine) (, )

Akort problemi yaşayan müzisyen vardır. Sürekli enstrümanının akordunu bozuk sanır. Her parça arasında (hele gitaristse ve ayağının altında bir tuner varsa her fırsatta) akort yapar. Daha beteri de var tabi. Bunlar tüm program boyunca akortsuz enstrüman çalar. Çok yeteneklidir ancak duymaz. İnanılmaz şeyler yapar, bir de akortlu çalsa neler olur kim bilir.

Kullandığı ses sistemiyle kavgalı müzisyen vardır. Bunlar her an sesle oynarlar. Bir türlü tatmin olmazlar. Her parçada mikserin başında ki adamı daraltırlar, mikser elinin altındaysa sürekli oynaşır durur. ” Bir milim bas ver, üç milim efekti geri al, biraz parlat, nezleli geliyor ” gibi abuk terimler kullanırlar. Program sonrası da ” ses tesisatı berbat ” gibi laflar ederler.

Ayar manyağı baterist vardır. Sahneye kurulması saatler alır. Trampeti, hi-hati, zilleri kurarken karışla ölçer. Aksi halde çalamaz. Hiçbir yerde konuk baterist olma şansı olmaz. Sahneye ilk açılış bir yana parça aralarında ve hatta eslerde bile zillerin uzaklığını karış karış ölçüp ayar çeker. Sakat işte.

Garip bir iki basçı tribi vardır. Klavye üzerinde parmaklarını ne kadar çok ve abuk aralıklara basarsa o kadar iyi olduğunu düşünür. Olur olmadık parçalarda çok gereksiz notalar basar. Bir de bu duruma bok atan basçılar vardır. Sol eli süratli değildir, ama sağ eli iyidir ve boyuna tremolo yapar. Bu tipler slap tekniğine de bayılırlar ancak sol el yeterince hızlı olmadığından bu durumu pek uzatamazlar.
Sorunlu solist müzisyen vardır. Astım olmadığı halde o spreylerden kullanır. Aksi halde sesi çıkmaz. Bu tiplerde garip takıntılar vardır. Güneş gözlüğü taktığında sağırlaşmak gibi. Psikolojik bir şey olsa gerek, gözlüğü taktığı anda duyu kaybı başlar.

İlgisiz müzisyen vardır. Adam sahnede kopar, başka bir yerde çalmaya başlar. Çevresi umurunda değildir. Orkestrasıyla kontağı sıfıra düşer. Hele solo atıyorsa kendini kaybeder. Artık kuracak cümlesi kalmadığında ayılır veya ayılma numarası yapar.

Duygusal müzisyen vardır. Sevgilisiyle tartışır, solo atamaz, sesi kısılır, yanlış akor basar. Mutlu gününde inanılmaz şeyler yapar. Duygusuz müzisyen vardır. Hiçbir şey umurunda değildir. Her zaman aynı çizgisindedir. Kötüyse kötü, iyiyse iyi. Hiçbir etken onun müzisyenliğini etkilemez.

Kendini bir bok sanan müzisyen vardır. Yüksek sahneye çıktığı anda kişilik değiştirir. Hiçbir halt olmadığı halde kendini ilah ilan eder. Sahneden indiğinde ilgi ve şefkat ister. Bulamadığında bir bok olmadığını anlar. Ancak sahneye çıktığında aynı moda tekrar girer.

Enstrümanına küs müzisyen vardır. Çalmaktan hoşlanmaz veya çalamadığı için öyle görünür. Programı biter bitmez enstrümanı bir köşeye atar hemen sahneden iner. Tekrar sahneye çıktığında akorduna filan bakmadan çalmaya başlar. Bir de yaptığı müzikten hoşnut olmayan müzisyen aynı tribe girer. Sahnede bunu bariz belli eder. Surat ekşitir, oflar, poflar, aktif çalmaz, hatta bazen hiç çalmaz. Ama o müzikten para kazanmaya devam eder.

Yaptığı müzikten zevk alan ve bunu abartan müzisyen vardır. Sahneye yarım saat erken çıkar. Uzunca bir süre ayar yapar, programına en az on dakika erken başlar, araları kısa tutar, programı yarım saat geç bitirir. Çalışanlardan bolca küfür yerken işletme sahibinin en gözde müzisyeni olur.

Yorumcu müzisyen vardır. Her parçayı kendince yorumlar. Bu kötü bir şey değildir ancak her parçanın aynı şekilde yorumlanması insanları bayar. Mesela bluesdan hoşlanan bir müzisyen tüm parçaları blues yapar, etkilendiği bir müzisyen varsa tüm parçaları onun gibi söyler veya çalar. Dozunu bir türlü tutturamadığı bir yorum çizgisi bulur.

Kopyacı müzisyen vardır. Bu tür müzisyen son on yılda çokça türemiştir. Bilgisayar teknolojisinin müziğe girmesiyle tüm parçalar orijinalinin aynı kaydedilip çalınmaya başlar. Kaydı yetenekli biri yaptıysa parçanın her notasını aynen dinlersiniz. Bu kayıtlar elden ele dolaşır her yerde aynı kaydı dinlemeye başlarsınız. Parça espriye müsaitse her solistten de aynı esprileri duyarsınız. Bazen ayrı müzisyenlerin ayrı ayrı programlarında parça sırası bile değişmez.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Kullanmak lazım

Ekim 22, 2007 at 11:50 pm (Alet Edevat, Müzik Teknolojisi, Tavsiye ediyorum) (, , , , )

Remote SL Zero

MIDI kontrol ünitesi

SL serisinin klavyesiz modeli olan SL Zero’yu diğer tüm MIDI kontrol ünitelerinden ayrıan, kullanım olarak size inanılmaz pratiklik sunan ve projelerinizde hangi enstrümanları kullandığınızı otomatik olarak bularak, akıllıca ve mantıklı bir şekilde SL’in ön paneline yayan Automap özelliğidir.

Kontrol isimlerini ve değerlerini gösteren 2 dev LCD ekran!

Remote SL serilerinin tümünde yer alan ve 144 karaktere sahip 2 adet LCD ekran sayesinde, artık kontrollerinizin ne olduğunu, değerlerini ve isimlerini de görerek yapmanız mümkün. Ayrıca, sayfalar arasında dolaşmanızı sağlayacak düğmeler ve butonlar, yine SL serisi ürünlerde işinizi kolaylaştırmak amacı ile tasarlanmıştır.

Geliştirilmiş AUTOMAP MODE’u!

Cubase SL/SX 3, Nuendo 3, Logic Pro 7, Ableton Live, Reason 3 ve Protools gibi müzik programlarında kullanılmak üzere geliştirilmiş yeni Automap Mode’u sayesinde artık çok daha rahat müzik yapabileceksiniz. Remote SL ürünleri ile beraber gelen bu yazılım üzerinizden tüm yükü alarak, kontrol ünitesi üzerindeki her türlü yerleşimi sizin için otomatik olarak yapacaktır.

8 adet müzikal-cevaba sahip Trigger Pad!

Novation’ın ürünlerine yeni eklediği dinamik trigger pad’ler kullanıcının arzusuna göre kalibre edilebilmektedir. Örnek olarak; pad’ler, bir CC numarasına yönlendirilmiş velocity’e hassas MIDI notaları veya butonlarına ayarlanabilir ve bu şekilde o numaranın değeri, pad’e vuruş gücü ile tanımlanabilir.

Ergonomik bir tasarıma sahip ön panel’in kullanımı son derece basittir. Ve herşey elinizin altındadır;

- 8 adet rotary potansiyometre

- 8 adet slider

- 8 adet rotary encoder

- 24 adet switch (buton)

… ve bunların tamamı programlanabilir! Bir grup adı altında toplanabilen ve toplam 64 grup hafızasından birisine kayıt edilebilen tüm kontroller, ayrıca tek tek isimlendirilebilir ve hafızaya alınabilir.

6 adet büyük normal veya tekrar şarj edilebilir pil ile de çalışabilen Remote SL serisi ürünler, istenirse herhangi bir güç kaynağına gerek duymadan USB bağlantısı ile bilgisayara bağlanarak, tekrar şarj edilebilir pilleri de şarj edebilmektedir.

Transport Kontrol’leri ve Hızlı “Template” fonksiyon butonları!

4 adet fonksiyon buton kontrolleri ve transport butonları (play, stop, pause, rec, vs) ile müzik yapmak için kullandığınız yazılım üzerinde tam bir kontrol sağlarsınız! Yeni bir template açma, template’ler arasında dolaşma, snapshot’ları gönderme, panik komutu gönderme, vs… Tüm bunlar müzik yaparken sizin hızlanmanızı sağlayacaktır.

USB / MIDI Arabirim

Windows ve Mac OSX için MIDI driver’ları ile gelen Remote SL ürünleri, 2 adet MIDI çıkış, 1 adet MIDI giriş ve 1 adet de MIDI thru portlarına sahiptir. Bu MIDI portlar sayesinde dışarıdaki diğer cihazlarınızı bilgisayar sisteminize bağlamanız mümkün olacaktır. Remote SL Zero’dan gelen tüm kontrol bilgileri, USB’den ve/veya MIDI çıkış portlarından gönderilecektir.

Ödüller:

• 2007 Teknoloji Ödülü – Remix Magazin

• Technical Excellence Ödülü – Music Tech

• Editor’s Choice – Computer Music

• Innovation Award – Computer Music

Kaynak : Türkiye Yetkilisi

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Mix notlarından kısa kısa

Ekim 22, 2007 at 11:22 pm (Müzik Teknolojisi, Müzik Üzerine, Ses Kayıt) (, , , )

Mixlenecek çalışmada 2 hoparlör arsındaki sanal dünyanın 3 boyutu olmalıdır.

{Genişlik – PANAROMA} – [Frekans –YÜKSEKLİK] – [Volume – DERİNLİK]

İyi Bir mixin 6 bileşeninden söz edilir.

  1. Balance (Denge) – Seslerin birbirine olan volüm ilişkisi
  2. Frekans Aralığı – Yüksekliği kullanmak- Spektrumda boş alan kalmaması
  3. PANAROMA – Müzikal elementi sağ veya sol olarak yerleştirmek
  4. BOYUT : Efektler – Sanal bir akustik ortam yaratmak için olduğundan daha hacimli duyurmak için-ilginçlik katmak daha uzakta duyurmak için Reverb kullanılabilir.
  5. DİNAMİK: Herhangi bir enstrüman için belli yerlerde değişiklik yapılması (Reverb)
  6. İLGİ: Dinleyicinin ilgisini çekmek

İlk 4 madde genellikle tüm müziklerde diğerleri ise daha çok güncel müziklerde kullanılır.

ENSTRUMAN KAVGASI: İki enstrümanın aynı frekans aralığında benzer şeyler aynı anda çalması

Bunu önlemek için aranjeyi değiştirin ya da parçayı yeniden kaydedin

İYİ BİR ARANJE İÇİN:

KURULUŞ: Müzik neyin üzerine kurulu – çoğunlukla bas ve davuldur. Ancak aynı ritmik yapıda çalan başka enstrümanlarda kuruluşu belirler

PAD: Uzun ve tınlayan sesler

RİTM: Kuruluşa kontra çalan her enstrüman ritmik elementtir.

LEAD: Solo- Genellikle solist ya da solo çalan her çalgı

FILLS: Boşlukları dolduran çalgılar

Mixe genellikle bass ve davul ile başlanabilir ancak solistle de başlanır önemli olan vokalin hep ön planda olmasıdır.

Seviye ayarlama yöntemleri

VUmeter: İnsan kulağı gibi duyar ani hareket yapmaz

Peak Meter: Ani hareketler yapar

En önemlisi KULAK tır

PANAROMA: Parçaya hareket kazandırır. Müziğin daha geniş duyulmasını sağlar. Sesleri farklı hoparlörlere taşımak, faz farkından kaynaklanan bozulmaları önlemek için

HAYALET MERKEZ: Stereo sistemlerde 2 hoparlör arasında 3. bir hoparlör varmış gibi duyulması. Bu durum dinleyicinin konumuna göre değişir.

PSUEDO STEREO (SAHTE STEREO) Normalde elektrogitar mono çıkışlıdır. Efekt Processorleri ise sağ ve sol olarak stereodur. Orijinal sinyali sağ hop. e efektli sinyali sol hop. e verirsek bu etkiyi yaratabiliriz. 2 sinyal arasında bazı kaydırmalar yapılarak ses renklenir ve canlılık oluşur.

EXCITER: Faz farkı yaratarak sesleri kabinin dışındaymış gibi duyurur.

EQ : ( Eşitleyici ) Birden fazla filtrenin bir araya gelmesiyle oluşur. Grafik-parametrik-shelving

EQ in 3 amacı: 1- Çalgının ifadeli olması için 2- Bir enstrümanı olduğundan büyük göstermek için

3- Çakışan frekansları birbirinden ayırarak mixin tüm elemanlarını bir araya getirmek.

  1. SubBass: 16Hz.-60Hz. : Duyulmaktan çok hissedilir. Bu aralığın fazla açılması uğultuya neden olur
  2. Bass: (60Hz-250Hz) Ritm partisinin frekanslarını içerir
  3. LowMid (250Hz-2000Hz) Orta sol kısım. Çalgının ilk doğuşkanlarının bulunduğu alan. Uzun süre dinlemesi kulak rahatsızlığına neden olur. 500-1000Hz Kornamsı – 1000-2000Hz Teneke
  4. High Mid : (2000Hz-4000Hz) Çok açıldığında bazı harflerin algılanmamasına neden olur. Enstrümanlar üzerinde 3000Hz düşürülüp vokalde açılırsa çalgı ve vokalin karışmasını engeller
  5. Presence (4000Hz-6000Hz) Enstrümanların parlak olmasını sağlar. Fazla açılması yakın duyulmasını sağlar 5000Hz sesin daha uzakta ve şeffaf duyulmasını sağlar
  6. Brilliance (6000Hz-16Khz) Seslerin parlaklık bölgesi. Çok açılması tizlerde patlamalara neden olur
 
 
E-posta:
 

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

SES NEDİR ?

Ekim 21, 2007 at 1:43 pm (Müzik Teknolojisi, Müzik Üzerine, Ses Kayıt) (, , )

SES NEDİR?

Tüm sesler şu ya da bu şekilde oluşan titreşimlerin sonucudur. Hava basıncının meydana getirdiği etkiden yararlanılarak, mikrofonlar aracılığıyla sesin elektriğe çevrilmesi sağlanmıştır. Bunun tersi bir işlemle de elektriğin sese çevrilmesi mümkün olmaktadır. Elektriğin sese çevrilmesi de hoparlör vasıtası ile gerçekleşmektedir.

İnsan gözünün görüş alanı sınırlıdır. Yaklaşık 120° ‘lik bir açı ile görme yapabiliriz. Ama kulak için bir görüş alanından bahsedilemez. Ses hangi yönden gelirse gelsin kulak tarafından duyulabilir. Bu duyma için ses kaynağına doğru bir yönelme gerekmez. Ses kaynağının yerini bulmak için iki kulak arasındaki uzaklık farkı kullanılır. Çünkü iki kulak arasındaki ses şiddeti farklıdır. İşitme duyumuzun ayrı bir özelliği ise, onu gözden ayrı olarak kullanabiliriz. Bir şeye bakabilir ama başka bir yöndeki sesle ilgilenebiliriz. Nasıl ki ışıkta bir görülebilir alan varsa seste de bir duyulabilir alan vardır. İşitmede de görmedeki gibi eşsiz bir sanat vardır.

Her titreşimin bir frekansı vardır ve insan kulağı 16Hz ile 16.000 Hz arasındaki frekansları duyabilirler. Bu alanın altındaki ve üstündeki frekanslar işitilmekten çok algılanabilirler. İnsan kulağı işitilebilir frekansları eşit olarak algılayamaz. Ses yoğunluğuna bağlı olarak en iyi orta frekanslar algılanabilir.

Ses belli ortamlarda yayılarak ilerleyebilir. Sesin değişik ortamlardaki hızları da değişiktir. Havada ki ilerleme hızı saniyede 343 metre iken suda ortalama 1400 metre, katı cisimlerde ise saniyede 6000 metredir.

Konuşan kişi yaklaştıkça sesin duyulabilirliğide artar. Buna ses yakınlığı denir. Ses yakınlığı, kullanılan mikrofonun türüne, mekânın akustiğine, ses kaynağının gücüne, mikrofona gelen doğrudan ve yansıyan sinyallere göre değişme gösterir. Yer değiştiren moleküllerin sayısı büyüdükçe ses dalgası da büyüyecektir. Hareket eden her molekül sayısı bir ses dalgasının büyüklüğünü belirler ve bu genlik olarak adlandırılır. Genliğin subjektif etkisi ses yoğunluğu (loudness) olarak adlandırılır. Ses yoğunluğu dB olarak gösterilir. İnsanlar 0 dB ile 120 dB arasında bir ses yoğunluğu alanını işitebilirler. Bu alan “dynamic range” olarak isimlendirilir.

Saniyede bir titreşimin tamamlanmasıyla oluşan devir sayısı o sinyalin frekansı olarak adlandırılır. Saniyede 100 titreşim devri tamamlanıyorsa onun frekansı 100 Hertz’dir.

Bir titreşimin şiddeti belirli bir sınırı geçtiğinde o ses artık duyulmaz olur. Yani ses çok kuvvetli olduğunda duyulmaz olur. Ama kulakta bir acı duygusu uyandırırlar. Ama alt sınır için böyle bir acı söz konusu değildir. İnsan kulağının ağrı sınırı 130 dB’dir. Bu oldukça geniş ve mükemmel bir aralıktır. Bu aralığa şimdiye kadar hiçbir mikrofon ulaşamamıştır. Peki, nedir bu dB(desibel)?Kulağın işitebilip ayırt edeceği en küçük ses miktarıdır. Pratikte watt’dan çok desibel kullanılır.

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın