NATIVE INSTRUMENTS KONTAKT 3

Şubat 5, 2008 at 10:17 am (Müzik Teknolojisi, Vsti - Rtas - Sample - Fx) (, , , )

Tanıtım metninden)

KONTAKT 3 endüstri standardı olan isminin üzerine dahada fazlasını eklemekte. Farklı ses motoru ve sanatsal kalitedeki modüler mimarisi müziğinize limitsiz sonik potansiyel katmak konusunda bir hayli iddialı. Evrensel dosya transfer desteği mükemmel uyumluluğa destek vererek istediğiniz dosya formatını açmanıza imkan tanımakta. 6 enstruman koleksiyonu ve 33GB örnek kütüphanesi ile sizlerin birçok enstrumana ulaşmanıza imkan sağlarken, değiştirilen arayüzü bu sesleri çalmayı veya değiştirmeyi sizi yormadan sağlamakta. KONTAKT 3 tüm müzikal spektrum içerisindeki sanatçı ve prodüktörlerin tek örnekliyicisidir.

Arayüzler:
Stand-Alone, VST, AudioUnits, RTAS, DXi, ASIO, Core Audio, DirectSound
Macintosh Sistem Gereksinimleri:
OS 10.4.x, G4 1.4 GHz veya Intel® Core™ Duo 1.66 GHz, 1 GB RAM
Windows Sistem Gereksinimleri:
Windows XP veya Windows Vista (32 bit), Pentium or Athlon 1.4 GHz, 1 GB RAM
Import Desteği:
EXS-24™, KOMPAKT®, Akai™ S-x000/Z8, BATTERY®, GigaStudio™, INTAKT®, Apple Loops™, Reason™ NN-XT, REX™ I/II, HALion™ 1/2, REAKTOR®, ACID™
WAVs, Emu™ EOS/ EIV/ EIII/ Esi/ Emax II ve fazlası

Technorati Etiketleri: ,,

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Gate ve Expander nedir ne işe yarar ?

Şubat 5, 2008 at 10:02 am (Müzik Teknolojisi, Ses Kayıt) (, , , )

gate Gate : Level belirlenen eşik değerinin altına düşerse, yine alette belirlediğin şekilde sesi kısar. Expander ise level

belirlediğin eşik değerini geçtiğinde belirlediğin orana göre gain ekler. Örneğin verilen oran (ratio ) 0,5:1 ise, belirlenen eşiği (thresold) geçen her 0,5db, 1db olarak duyulur. Örnek olarak 6db geçmiş ise 12db’e yükselir. Compressor’un tam tersi gibi.

Compressor audio sinyalin dynamic range`ini azaltırken, expander dynamis range`i genişletir. Yani belirledigimiz treshold`dan düşük olan bölgeleri daha da kısar, böylece audio sinyalimizdeki en yüksek ve en alçak bölgeler arasındaki fark artmış olur. Expander-Gate ‘ in Compressor`den farkını şöyle de anlatabiliriz: Compressor sinyal treshold`un üzerine çıktığında calışırken, expander/gate ise sinyal belirlenen treshold`un altına indiğinde devreye girer. Yani bir anlamda expander/gate`in ne zaman çalışmayacağını belirlemek önemlidir. Bu şekilde düşününce attack/release kavramlari daha iyi anlasilabilir belki: attack çalışma durumundan çalışmama durumuna geçme süresi iken, release çalışmama durumundan çalışma durumuna geçme zamanıdır.

Technorati Etiketleri:

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

SES NEDİR ?

Şubat 5, 2008 at 9:51 am (Müzik Teknolojisi, Müzik Üzerine) ()

mercek-dalga Tüm sesler şu ya da bu şekilde oluşan titreşimlerin sonucudur. Hava basıncının meydana getirdiği etkiden yararlanılarak, mikrofonlar aracılığıyla sesin elektriğe çevrilmesi sağlanmıştır. Bunun tersi bir işlemle de elektriğin sese çevrilmesi mümkün olmaktadır. Elektriğin sese çevrilmesi de hoparlör vasıtası ile gerçekleşmektedir.

İnsan gözünün görüş alanı sınırlıdır. Yaklaşık 120° ‘lik bir açı ile görme yapabiliriz. Ama kulak için bir görüş alanından bahsedilemez. Ses hangi yönden gelirse gelsin kulak tarafından duyulabilir. Bu duyma için ses kaynağına doğru bir yönelme gerekmez. Ses kaynağının yerini bulmak için iki kulak arasındaki uzaklık farkı kullanılır. Çünkü iki kulak arasındaki ses şiddeti farklıdır. İşitme duyumuzun ayrı bir özelliği ise, onu gözden ayrı olarak kullanabiliriz. Bir şeye bakabilir ama başka bir yöndeki sesle ilgilenebiliriz. Nasıl ki ışıkta bir görülebilir alan varsa seste de bir duyulabilir alan vardır. İşitmede de görmedeki gibi eşsiz bir sanat vardır.

Her titreşimin bir frekansı vardır ve insan kulağı 16Hz ile 16.000 Hz arasındaki frekansları duyabilirler. Bu alanın altındaki ve üstündeki frekanslar işitilmekten çok algılanabilirler. İnsan kulağı işitilebilir frekansları eşit olarak algılayamaz. Ses yoğunluğuna bağlı olarak en iyi orta frekanslar algılanabilir.

Ses belli ortamlarda yayılarak ilerleyebilir. Sesin değişik ortamlardaki hızları da değişiktir. Havada ki ilerleme hızı saniyede 343 metre iken suda ortalama 1400 metre, katı cisimlerde ise saniyede 6000 metredir.

Konuşan kişi yaklaştıkça sesin duyulabilirliğide artar. Buna ses yakınlığı denir. Ses yakınlığı, kullanılan mikrofonun türüne, mekânın akustiğine, ses kaynağının gücüne, mikrofona gelen doğrudan ve yansıyan sinyallere göre değişme gösterir. Yer değiştiren moleküllerin sayısı büyüdükçe ses dalgası da büyüyecektir. Hareket eden her molekül sayısı bir ses dalgasının büyüklüğünü belirler ve bu genlik olarak adlandırılır. Genliğin subjektif etkisi ses yoğunluğu (loudness) olarak adlandırılır. Ses yoğunluğu dB olarak gösterilir. İnsanlar 0 dB ile 120 dB arasında bir ses yoğunluğu alanını işitebilirler. Bu alan “dynamic range” olarak isimlendirilir.

Saniyede bir titreşimin tamamlanmasıyla oluşan devir sayısı o sinyalin frekansı olarak adlandırılır. Saniyede 100 titreşim devri tamamlanıyorsa onun frekansı 100 Hertz’dir.

Bir titreşimin şiddeti belirli bir sınırı geçtiğinde o ses artık duyulmaz olur. Yani ses çok kuvvetli olduğunda duyulmaz olur. Ama kulakta bir acı duygusu uyandırırlar. Ama alt sınır için böyle bir acı söz konusu değildir. İnsan kulağının ağrı sınırı 130 dB’dir. Bu oldukça geniş ve mükemmel bir aralıktır. Bu aralığa şimdiye kadar hiçbir mikrofon ulaşamamıştır. Peki, nedir bu dB(desibel)?Kulağın işitebilip ayırt edeceği en küçük ses miktarıdır. Pratikte watt’dan çok desibel kullanılır.

Technorati Etiketleri:

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum