Kayıt Teknikleri (BANJO)
Banjonun, tellerinin titreşimlerini büyüten, teknesi üzerinde gerilen bir derisi vardır. Bu deri, bir davulun derisine benzer. Banjonun armonik yapısı alt orta frekans alanında odaklanır ama 10 kHz’e kadar devam edebilir.
Bütün banjolar temel olarak aynı olmakla beraber, birkaç çeşidi ve değişik çalma teknikleri vardır. Bunlar da farklı mikrofonlama teknikleri gerektirir.
Banjoların hem rezonatörlü hem rezonatörsüz modelleri vardır. Rezonatörlüler, rezonatörsüzlere göre genelde çok daha yüksek ses çıkarırlar. Bunlar, çok fazla yakın konulan bir mikrofona zarar verebilir. Ayrıca, tarzlar arasında çok büyük ses farkları vardır. Bluegrass tarzında çalanlar genelde parmakla çalarlar. Folk (halk müziği) tarzda çalanlar eski “clawhammer” çalışında olduğu gibi bazen tırnakla tellere sert bir vuruş indirebilirler. Dixieland tarzında çalanlar ise tenör veya penalı banjo çaldıkları gibi genelde pena ile çalarlar. Pena ile çalınan banjo, sert vuruşlu çalındığı için daha yüksek ses verir. Arkası açık olan geleneksel beş telli banjolar ise daha az ses verir.
Klasik Mikrofonlar (Kayıt Teknikleri notları)
Klasik mikrofonlarla ilgili şurada çok güzel bir site var bakıp incelemenizi tavsiye ediyorum
Neumann Model U 47 FET Cardioid Condenser Microphone
Neumann Model U 67 Multi-Directional Condenser Microphone
Neumann Models M 49, M 50, and M 249 Condenser Microphones
Neumann Models KM 84 Series ( new version KM184) – bknz.
Neumann Models KM 54/56
Neumann Models U 87 and U 87 Ai Multi-Directional Condenser Microphones
AKG Model D 12 E Cardioid Dynamic Microphone
Yazının devamını oku »
Kayıt Teknikleri – AUTOHARP
Autoharp, kanun veya zither (Avusturya ve Almanya’da çalınan kanun)’e benzeyen bir enstrümandır. Akor çubukları vardır. Bu çubuklarla tellere basılır ve bazı teller çubuk tarafından serbest bırakılırken bazı teller susturulur. Bu etken sayesinde, bu çubukları basarak akorlar çıkartılır. Autoharp nispeten sessiz bir enstrümandır. Az ses çıkartır. Genellikle çalan, enstrümanı bağrına basıp enstrümanın altını sol koluna yaslar. Enstrümanı yukarı tutmak için kimi zaman bir kayışı vardır. Sol elle akor çubukları hareket ettirirken sağ el pena veya tırnaklarla telleri çalar. Öte yandan bazıları enstrümanı kucağına alıp veya bir masaya koyup o şekilde çalarlar.
Nispeten az ses çıkardığı için, enstrümanın ortasının önünde yaklaşık 30 cm mesafede mikrofonlanmalı. Geniş frekans alabilen bir mikrofon kullanılmalı. Bir autoharptan yeterli bas sesi almak gerçekten zordur.
Kayıt Teknikleri – Enstrüman Mikrofonlama
Bu yazı dizisinde kayıt esnasında büyük olasılıkla karşılaşacağınız tipik (veya tipik olmayan) enstrümanların bir çoğunun klasik mikrofonlama teknikleri sıralanacak. Her bir enstrüman için birden çok teknik verilmektedir. Böylece en kısa sürede profesyonel sonuçlar elde edebileceksiniz. Uğraşınızı en aza indirgemeye çalıştık. Şemalar da birkaç mikrofonlama konumunu içerecek, ve herbirinde ses örneklerini bulacaksınız.
Bu pratik yöntemler, gereksiz renklendirmeden kaçınarak enstrümanın kendine has sesini gerçekçi bir biçimde yakalamak içindir. Çoğu durumda, tek mikrofonlu tekniklere odaklanılır.
Belirtilen enstrümanlarla ilgili olarak hazırlamaya çalıştığım slayt dosyasını vermiş olduğum link üzerinden bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Dosyalar powerpoint sunusu olup winrar ile sıkıştırılmıştır.
ACCORDION – (Akordion)
Bu enstrüman, birkaç ebatta ve birkaç stilde mevcuttur. Birbirinden çok farklı müzik türlerinde ortaya çıkıverebilir. Akordiyon ailesi, kamış gibi ince metal parçalar üzerinden ve aralarından hava üfleyerek sesini üretir. Sık sık iki mikrofon kullanılır. Çünkü dinleyicinin solunda duran bir ince (tiz) ses bölümü var ki melodi o tarafta çalınır, bir de kalın (bas) seslerin çıktığı sağ tarafı var. Bu taraftan en bas notalar ve akorlu eşlik çıkar. Tabii ki bu iki taraf stereoda kaydedilebilir, yani bir mikrofon sola, öteki sağa panlanabilir. Veya monoya toplanabilir.
Kayıt Teknikleri – Enstrüman Mikrofonlama Teknikleri
Bu yazı dizisinde kayıt esnasında büyük olasılıkla karşılaşacağınız tipik (veya tipik olmayan) enstrümanların bir çoğunun klasik mikrofonlama teknikleri sıralanacak. Her bir enstrüman için birden çok teknik verilmektedir. Böylece en kısa sürede profesyonel sonuçlar elde edebileceksiniz. Uğraşınızı en aza indirgemeye çalıştık. Şemalar da birkaç mikrofonlama konumunu içerecek, ve herbirinde ses örneklerini bulacaksınız.
Bu pratik yöntemler, gereksiz renklendirmeden kaçınarak enstrümanın kendine has sesini gerçekçi bir biçimde yakalamak içindir. Çoğu durumda, tek mikrofonlu tekniklere odaklanılır.
Belirtilen enstrümanlarla ilgili olarak hazırlamaya çalıştığım slayt dosyasını vermiş olduğum link üzerinden bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Dosyalar powerpoint sunusu olup winrar ile sıkıştırılmıştır.
Kayıt Teknikleri – Mikrofonlama

Mikrofon ile Ses Kaynağı Arasındaki Mesafeye Göre Ses Nitelikleri
Çağdaş stüdyo ve sahne kayıt işlerinde, ses kaynağı ile mikrofon arasındaki mesafeye doğrudan ilişkili dört ana mikrofonlama stilleri vardır.
Bunlar: yakın mikrofonlama, vurgulamalı mikrofonlama, uzak mikrofonlama ve çevre (ambians) mikrofonlaması.
Yakın Mikrofonlama
Yakın mikrofonlama terimi, mikrofonun ses kaynağından en yakın 2 cm ile en uzak bir metre arasında bir mesafede konuşlandırılmak için kullanılır. Bu teknik, çağdaş stüdyolarda çok kanallı müzik yapımında kesinlikle en çok kullanılan tekniktir. Yakın mikrofonlama, iki ana işleve hizmet eder:
1.Sese hemen yanınızdaymış gibi bir ses tonu verir.
2.Çevreden başka seslerin kayda girmesini engeller.
Ses şiddeti mesafesinin karesiyle azaldığı için, 2 metreden öteden gelen bir ses, 8 cm gibi bir mesafeden gelen aynı şiddette olan bir sesle karşılaştırılınca nispeten önemsizdir. Dolayısıyla pratikte sadece mikrofonun doğrultusundaki ses kayda girecektir. Dışarıdan gelen sesler kayda alınmayacaktır.
